Psikolojik Destek Ararken Güvenilir Bilgiye Nasıl Ulaşılır?

Psikolojik destek almaya karar vermek, kişinin kendisi için attığı önemli bir adım olabilir. Ancak bu kararı verdikten sonra yeni bir soru ortaya çıkabilir: “Doğru bilgiye ve güvenilir bir uzmana nasıl ulaşacağım?”
Günümüzde psikoloji hakkında internette çok sayıda içerik bulunuyor. Sosyal medya paylaşımları, blog yazıları, videolar, podcastler ve çeşitli internet siteleri psikolojik sorunlar hakkında bilgi edinmeyi kolaylaştırıyor. Bununla birlikte, bilgiye ulaşmanın kolaylaşması her bilginin doğru veya güvenilir olduğu anlamına gelmiyor.
Bu nedenle psikolojik destek ararken yalnızca “Hangi uzmana gidebilirim?” sorusunu değil, “Aldığım bilginin kaynağı ne kadar güvenilir?” sorusunu da sormak önemli.
Öncelikle bilginin kaynağına bakın
İnternette karşılaştığınız bir psikoloji içeriğini değerlendirirken ilk olarak içeriğin kim tarafından hazırlandığına bakabilirsiniz.
İçeriği paylaşan kişinin eğitim ve mesleki geçmişi nedir? Uzmanlık alanı, hakkında bilgi verdiği konuyla ilişkili midir?
Örneğin bir kişinin sosyal medyada psikoloji hakkında içerik üretmesi, o kişinin Psikolojik danışmanlık hakkında uzman olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle yalnızca kullanılan mesleki unvana değil, eğitim geçmişine, uzmanlık alanına ve mesleki deneyimine de bakmak önemlidir.
Bu konu aynı zamanda psikoloji mesleğindeki etik ilkelerle de yakından ilişkilidir. Örneğin American Psychological Association (APA) Etik İlkeleri, psikologların yalnızca yetkin oldukları alanlarda hizmet sunmalarını ve mesleki yeterliliklerini dürüst ve doğru biçimde ifade etmelerini vurgular.
Yani bir uzmanın kendisini nasıl tanımladığı kadar, hangi eğitim ve deneyime sahip olduğu ve sunduğu hizmetin bu yeterliliklerle ne kadar örtüştüğü de önemlidir.
Sosyal medyadaki içerikleri tek başına ölçüt olarak kullanmayın
Sosyal medya, psikoloji hakkında farkındalık kazanmak için yararlı bir kaynak olabilir. Ancak kısa videolar veya birkaç cümlelik paylaşımlar çoğu zaman oldukça karmaşık psikolojik süreçleri basitleştirir.
“Bu davranışı yapıyorsan narsistsin.”
“Çocukluğunda bunu yaşadıysan kesin bağlanma problemin var.”
“Şu 5 belirti varsa depresyondasın.”
gibi kesin ifadeler dikkat çekici olsa da psikolojik değerlendirme bu kadar basit değildir.
Benzer belirtiler farklı psikolojik durumlarda ortaya çıkabilir.
Bu nedenle sosyal medyada gördüğünüz bir içeriği, gerektiğinde profesyonel destek alma konusunda bir başlangıç noktası olarak değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.
Kaynağın bilimsel dayanağı var mı?
Psikoloji alanında güvenilir bilgi ararken içeriğin bilimsel kaynaklara dayanıp dayanmadığına dikkat edebilirsiniz.
Bilimsel araştırmalara, Akademik yayınlara, Meslek kuruluşlarının açıklamalarına, Üniversitelerin ve güvenilir sağlık kurumlarının kaynaklarına dayanan bilgiler daha güvenilir bir başlangıç noktası oluşturabilir.
Bir içeriğin bilimsel görünüyor olması ise tek başına yeterli değildir. “Araştırmalar gösteriyor ki...” gibi ifadelerin kullanılması, içeriğin gerçekten bilimsel kanıta dayandığı anlamına gelmeyebilir. Mümkün olduğunda kullanılan araştırma veya kaynağın ne olduğuna bakmak faydalıdır.
Burada amaç her internet kullanıcısının akademik makaleleri ayrıntılı biçimde değerlendirmesi değildir. Ancak bilginin kaynağının açık olması ve gerektiğinde kaynağa ulaşılabilmesi, güvenilirlik açısından önemli bir göstergedir.
Bir uzmana başvururken mesleki yeterliliğini araştırın
Psikolojik destek almaya karar verdiğinizde, görüşeceğiniz uzmanın mesleki geçmişini incelemek önemli bir adımdır.
Uzmanın:
Eğitim aldığı kurumları, Çalıştığı alanları, Aldığı eğitimlerini, Hangi yaş gruplarıyla çalıştığını, Hangi sorunlar üzerine çalıştığını inceleyebilirsiniz.
Burada önemli olan yalnızca çok sayıda eğitim veya sertifika bulunması değildir. Asıl önemli nokta, uzmanın aldığı eğitimlerin çalıştığı alanla ve sunduğu hizmetle ilişkili olmasıdır.
Örneğin çocuklarla çalışan bir uzmanın çocuk ve ergenlerle ilgili eğitim ve deneyiminin bulunması, sizin için değerlendirilmesi gereken önemli bir noktadır.
Bu yaklaşım, psikoloji alanındaki yetkinlik ilkesinin de temelini oluşturur. APA Etik Kodunda psikologların eğitim, öğretim, deneyim, danışmanlık veya profesyonel deneyimleriyle kazandıkları yetkinlik sınırları içinde çalışmaları gerektiği belirtilir.
Dolayısıyla bir uzmanın her konuda hizmet vermesi gerekmez. Bazen “Bu konu benim uzmanlık alanımın dışında” diyebilmek de mesleki etik ve yetkinliğin bir göstergesidir.
“Her sorunu çözerim” gibi kesin vaatlere dikkat edin
Psikolojik danışmanlık kişiye, probleme ve sürece göre değişen bir çalışmadır. Bu nedenle psikolojik destek konusunda kesin sonuç veya garanti vaat eden ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir.
“Tek görüşmede çözüyoruz.”
“Bu yöntemle kesin iyileşirsiniz.”
“Bütün travmalarınızı tamamen ortadan kaldırıyoruz.”
gibi kesin vaatler, psikolojik danışmanlığın doğasıyla her zaman örtüşmez.
Güvenilir bir profesyonel, sürecin nasıl ilerleyebileceğini açıklarken aynı zamanda kişisel farklılıkları ve sürecin değişkenliğini de göz önünde bulundurur.
Bu nokta etik açıdan da önemlidir. APA Etik Kodunda psikologların eğitimleri, deneyimleri, sundukları hizmetler ve hizmetlerinin niteliği hakkında yanlış veya yanıltıcı bilgi vermemeleri gerektiği belirtilir.
Bu nedenle bir uzmanın kendisini tanıtırken kullandığı dil de değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Gerçekçi olmayan başarı vaatleri, garantili sonuçlar veya uzmanlığın olduğundan farklı gösterilmesi, yalnızca pazarlama açısından değil, mesleki etik açısından da dikkat gerektiren durumlardır.
Size uygulanan yöntemin ne olduğunu sormaktan çekinmeyin
Psikolojik danışmanlık hakkında bilgi sahibi olmak için uzmanınıza soru sormanız oldukça doğaldır.
Örneğin:
“Benim yaşadığım sorunla nasıl çalışıyorsunuz?”
“Kullandığınız yaklaşım nedir?”
“Görüşmeler genellikle nasıl ilerliyor?”
“Bu yaklaşımın benim yaşadığım problem açısından nasıl bir yeri var?”
gibi sorular sorabilirsiniz.
Bir uzmanın bu soruları açıklayıcı ve anlaşılır şekilde yanıtlaması, terapötik sürecin nasıl ilerleyeceğini anlamanıza yardımcı olabilir.
Bu aynı zamanda bilgilendirilmiş onam açısından da önemlidir.
Bilgilendirilmiş onam yalnızca görüşmelere başlamadan önce imzalanan bir formdan ibaret değildir. Danışanın alacağı hizmetin niteliği, sürecin genel çerçevesi, olası riskleri ve sınırları hakkında anlayabileceği şekilde bilgilendirilmesi ve kararını bu bilgiler doğrultusunda verebilmesi önemlidir.
Başka bir ifadeyle danışanın “Neye onay veriyorum?” sorusunun yanıtını bilmesi gerekir.
Gizlilik ve sınırlar hakkında bilgi alın
Psikolojik destek sürecinde güven duygusu oldukça önemlidir. Bu nedenle görüşmelerin gizliliği, kişisel bilgilerin nasıl korunduğu ve hangi durumlarda gizliliğin sınırlarının bulunduğu hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.
Özellikle çocuk ve ergenlerle yürütülen çalışmalarda ebeveyn, çocuk ve uzman arasındaki bilgi paylaşımı ve gizlilik sınırlarının nasıl ele alındığını önceden konuşmak faydalı olabilir.
Gizlilik, terapötik ilişkinin temel etik unsurlarından biridir. APA Etik Kodunda psikologların danışanlardan elde ettikleri bilgilerin gizliliğini korumaları ve gizliliğin sınırları konusunda gerekli bilgilendirmeyi yapmaları gerektiği belirtilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır: “Görüşmeler tamamen gizlidir” demek yerine, gizliliğin hangi koşullarda geçerli olduğunu ve hangi durumlarda yasal veya etik sınırların devreye girebileceğini danışanın bilmesi gerekir.
Bir uzmandan bu konular hakkında bilgi istemek, süreci sorgulamak anlamına gelmez. Aksine, bilinçli bir şekilde destek almanın doğal bir parçasıdır.
Bir uzmanın size uygun olup olmadığını anlamak zaman alabilir
Güvenilir bir uzman bulmak kadar, o uzmanın sizin ihtiyaçlarınıza uygun olup olmadığını değerlendirmek de önemlidir.
Bir uzmanın mesleki açıdan yeterli olması, onun her danışan için doğru uzman olduğu anlamına gelmez. Görüşme sürecinde kendinizi güvende, anlaşılmış ve saygı görmüş hissetmeniz de önemlidir.
İlk görüşmelerden sonra kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
• Kendimi ifade ederken rahat hissediyor muyum?
• Söylediklerimin yargılanmadığını hissediyor muyum?
• Uzman beni gerçekten dinliyor mu?
• Görüşme sürecinin nasıl ilerleyeceğini anlayabiliyor muyum?
• Sorularımı sormaya alan bulabiliyor muyum?
• Görüşmelerin sınırları ve gizlilik konusunda yeterince bilgilendirildim mi?
Bu soruların hepsinin tek bir görüşmede yanıtlanması gerekmeyebilir. Terapötik ilişki zaman içinde oluşur.
Burada da etik ilkeler ile danışanın deneyimi birbirinden tamamen ayrı değildir. Yetkinlik ve etik çalışma, danışanın kendisini güvende ve saygı görmüş hissetmesine katkı sağlayan temel unsurlardır.
“İyi bir uzman” yalnızca internetteki görünürlüğüyle değerlendirilmez
Sosyal medyada çok aktif olmak, çok takipçiye sahip olmak veya çok fazla içerik üretmek bir uzmanın daha yetkin olduğu anlamına gelmez.
Benzer şekilde, sosyal medyada daha az görünür olan bir uzmanın da mesleki açıdan yetersiz olduğu söylenemez.
Bu nedenle uzman seçerken takipçi sayısından veya popülerlikten çok eğitim, uzmanlık, deneyim, etik çalışma ilkeleri ve sizin ihtiyaçlarınızla olan uyumu değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.
Peki güvenilir bilgiye ulaşmak için nereden başlamalı?
Psikolojik destek arıyorsanız öncelikle güvenilir kurumların ve profesyonellerin kaynaklarından bilgi edinmeye çalışabilirsiniz.
Bir internet sitesindeki bilgiyi değerlendirirken kendinize şu beş soruyu sorabilirsiniz:
1. Bu bilgiyi kim hazırlamış? Kaynağın ve yazarın mesleki yeterliliği nedir?
2. Bilgi neye dayanıyor? Bilimsel araştırma, akademik kaynak veya güvenilir bir kurum referansı var mı?
3. Kesin ve genelleyici ifadeler kullanılıyor mu? Psikolojik süreçler kişiden kişiye değişebileceği için aşırı kesin ifadeler dikkat gerektirir.
4. İçerik bilgilendiriyor mu, yoksa tanı mı koyuyor? İnternetteki bir içerik profesyonel değerlendirme yerine geçmez.
5. İçerik size bir ürün veya hizmet satmaya mı odaklanıyor? Bilgilendirme ile pazarlama arasındaki farkı gözetmek önemlidir.
Bunlara bir soru daha eklenebilir:
6. Uzman mesleki sınırlarını ve yetkinliğini açıkça ifade ediyor mu?
Çünkü etik açıdan güvenilir bir profesyonel yalnızca ne yapabileceğini değil, hangi durumlarda başka bir uzmana yönlendirme yapması gerektiğini de bilmelidir.
Son olarak: İnternetteki bilgi, profesyonel değerlendirme yerine geçmez
İnternetten psikoloji hakkında bilgi edinmek farkındalık kazanmak açısından yararlı olabilir. Ancak internet üzerindeki bir yazı, video veya test kişinin psikolojik durumunun profesyonel olarak değerlendirilmesinin yerini tutmaz.
Kendinizde veya yakınınızda bir psikolojik sorun olduğunu düşünüyorsanız, güvenilir kaynaklardan bilgi edindikten sonra uygun bir uzmanla görüşmek en sağlıklı adımlardan biri olabilir.
Psikolojik destek aramak, yalnızca bir uzmana ulaşmak değil; doğru bilgiye, uygun uzmana ve güvenli bir çalışma ortamına ulaşmayı da içerir.
Bu nedenle araştırırken acele etmek yerine kaynağı sorgulamak, mesleki yeterliliği incelemek, görüşme süreci ve gizlilik hakkında soru sormak ve gerektiğinde farklı bir uzmandan görüş almak önemlidir.
Çünkü etik ve güvenilir bir psikolojik destek sürecinin temelinde yalnızca “uzmanın ne bildiği” değil; “bu bilgiyi nasıl kullandığı, sınırlarını ne kadar bildiği ve danışanın haklarına ne kadar saygı gösterdiği” de vardır.
Uzman Psikolog
Doğa Naz Bendegül
American Psychological Association. (2019, October 17). How to choose a psychologist. APA – How to choose a psychologist
Türk Psikologlar Derneği. (2004). Türk Psikologlar Derneği Etik Yönetmeliği.
American Psychological Association. (2018). Essential ethics for psychologists. American Psychological Association. Essential Ethics for Psychologists





Yorumlar