top of page
  • Yazarın fotoğrafıRena Psikoloji

ERGENLİK 101-AİLELERİN ERGENLİK SANCISI


Günümüzde ergenlik dönemi ve bu dönemde ergenlerle nasıl iletişime geçeceğimiz oldukça büyük bir merak konusu halinde geldi. Ergenlik, her zaman böyle miydi? Yoksa değişen dünyayla birlikte bu kavramda değişmiş olabilir mi? Bu sorular zihnimizin bir köşesinde durmaya devam ederken bugün sizlerle daha farklı bir konuda hep birlikte düşünelim isterim: Ergenlik döneminde ailelerin adaptasyon süreci.

Çevrenizde bulunan herhangi bir kitapçıya gitme fırsatınız varsa ergenliğe dair yazılmış kitaplara şöyle bir göz ucuyla bakmanızı isterim. Ergeninizle etkili iletişimin 5 yolu, onlarla sınır çizmenin 8 yolu vb. kitaplar, bizlere ergenliğin oldukça zor olduğunu söylemektedir. Unutulan şu ki hepimizin bir zamanlar ergen olduğu gerçeği… Şimdi burada denilebilir ki şimdiki ergenliklerle bizlerin ergenlikleri birbirinden oldukça farklı. Hatta “Bizim zamanımızda ergenlik mi vardı? Ana babamız ne derse o doğruydu bizim için” vb. söylemlerinizi duyar gibi oldum. Haklısınız. Bizlerin ergenlikleri şimdikilerden daha farklı. Ama tekrarlamakta fayda var, bizlerde bir zamanlar ergendik. Özlemlerimiz birbirine oldukça benzer aslında. Ergenlik, sadece ergen bireyin değil aynı zamanda ergen ailenin de meselesidir. Bir aile terapisti olarak konunun sistemik bir şekilde incelenmesini oldukça kıymetli buluyorum. Ergenlik sadece ergen bireyle ailenin yaşadığı çatışma olarak ele alınırsa oldukça sığ ve can sıkıcı bir kavram. Halbuki ergen ve ailesi arasındaki her çatışma aynı zamanda her iki tarafın birbiriyle yeniden güvenle bağ kurabilmesi için birer fırsat oluşturabilir. Bebekken bağ kurmak görece daha kolaydır. Bebek, her alanda bakım verenine muhtaç olduğu için ilişki oldukça tek yönlüdür. Bebekler büyümeye başladığında ise işler değişmeye ve terapiye gelen pek çok aileninde belirttiği gibi daha da işin içinden çıkılmaz bir hal almaya başlar. Daha düne kadar altını temizleyecek kadar yakın olduğunuz, koynunuzda sakinleştirdiğiniz ve yürümeyi öğrenirken düşüşlerini izlediğiniz bebeğiniz/çocuğunuz artık bir ergen. Ve bir ergen olarak bugün, özgürlük, kişisel alan ve kendi arkadaşlarıyla gönlünce sosyalleşmeyi isteyen bir birey. Üstelik bir başka gün ise ona sarılmanızı, onu sevdiğinizi söylemenizi ve birlikte vakit geçirmeyi istemeyerek kafanızı karıştırabilmekte. Ebeveynler olarak zihin karışıklığı yaşamanız oldukça normal. Bu süreç hem bol kaoslu hem de gelişime çok açık.

Ergeninizin duyulmaya, değer görmeye ve birey gibi hissetmeye ihtiyacı var. Sizinse onun güvende olduğuna, kendi problemini sağlıklı bir şekilde çözme becerisinde olmasına ve çözemediğinde size gelebileceğini bilmesine ihtiyacınız var. Aile terapisi bu alanda ergen bireylere ve ailelerine yardımcı olurken aynı zamanda değişen aile sistemini ve bu aile sisteminde her bir parçanın nasıl ayakta kalacağını güvenle konuşabileceğiniz alanı sizlere sağlar.

Sevgili aileler, ergeninizle nasıl iletişime geçeceğinizi veya neyin doğru/yanlış olduğunu bilemeyebilirsiniz. Bilmediğinizi kabul edip destek almaya karar vermeniz hem ergeniniz hem de kendinize yapacağınız en büyük iyilik olacaktır. Çünkü yolculuklar asla bitmez ve hepimizin yolculuklarda kaynağa ihtiyacı olabilir.


Sağlıkla kalın,

Uzm. Psk. Çift ve Aile Terapisti Sinem Yahyaoğlu


Kaynaklar:

Branje, S. (2018). Development of parent–adolescent relationships: Conflict interactions as a mechanism of change. Child Development Perspectives, 12(3), 171-176.

Mastrotheodoros, S., Canário, C., Cristina Gugliandolo, M., Merkas, M., & Keijsers, L. (2020). Family functioning and adolescent internalizing and externalizing problems: Disentangling between-, and within-family associations. Journal of youth and adolescence, 49(4), 804-817.

Rask, K., Åstedt‐Kurki, P., Paavilainen, E., & Laippala, P. (2003). Adolescent subjective well‐being and family dynamics. Scandinavian Journal of Caring Sciences, 17(2), 129-138.





33 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page