top of page
  • Yazarın fotoğrafıRena Psikoloji

Çocukla Doğru İletişim

Çocuklarda Kriz Yönetimi ve İletişim

Çocukla iletişim kurarken en hassas nokta onu gerçekten tam olarak anlayıp anlayamadığınızdır. Kimi zaman bu anlaşılma isteğini ağlayarak, bağırarak, vurarak ya da daha farklı sözel olmayan yollarla ifade etmeye çalışırlar. Çocuklar, net bir yanıt alana kadar davranışlarını sürdürürler. Burada ebeveynler öfkelenebilir, kaygılanabilir veya ne yapacağını bilemeyebilirler. Böyle kriz durumlarıyla karşılaşıldığında sakin kalmak ve sabırlı olmak gereklidir. Çocuk kriz anındayken anne-babanın panik olması, kaygılanması ya da ona öfkelenmesi kriz anını daha da zorlaştıracak, durumu içinden çıkılması zor bir hale getirecektir. Sevgili ebeveynler, burada hem kendiniz, hem de çocuğunuz için yapacağınız en iyi davranış, kendinize “Çocuğum bu kuralı henüz tam öğrenmediği için böyle davranıyor. Onun öğrenmesini destekleyebilirim.” Cümlesini hatırlatmak olacaktır. Kendinize bunu hatırlattığınız ve sakin kaldığınız sürece krizi yönetememeniz olası değildir. Kriz yönetiminde önemli olan diğer unsurlar ise; çocuğunuzun size ne söylemek istediğini anlamak ve kural ve sınırları net olarak belirlemektir.

Çocuğunuz Size Ne Söylemek İstiyor?

Bazen çocuklar net yanıt alana kadar kriz anını sürdürürler. Burada yapılacak tek şey kararlı ve net olmaktır. Tutarlı, kararlı ve net olun. Eğer çocuğunuzun dil gelişimi tamamlandığı halde kendini sözel olarak ifade etmek yerine, ağlayarak, bağırarak, vurarak, iterek vb. davranışlarla kendini ifade ediyorsa, onu anlamayın. Onun doğru olmayan davranışları karşısında, onu anlamak, bu davranışını pekiştirmesine neden olacaktır. Örneğin; çocuğunuza alamayacağınızı söylediğiniz oyuncağı gerçekten almadığınızda, alış veriş merkezinde kendini yere atıp, ağlıyorsa, tutarlı bir şekilde kararınızın arkasında durup oyuncağı almamanız gerekir. Eğer esneklik payını, yani “hayır” dedikten sonra oyuncağı ağlayarak elde ederse, burada “ağlayarak istediğimde, oyuncağı elde edebilirim” şeklinde yanlış bir öğrenme gerçekleşir. Çocuğunuzun orada size asıl söylemek istediği oyuncağı almak istediği değil, ağlayarak istediğinde istediklerinin yerine gelip gelmeyeceği deneyini yapıyor olmasıdır.

Çocuğunuzla İşbirliği Kurarak Kuralları ve Sınırları Koymanız Mümkün

Kriz anında çocuklara net olmak gerekir. Örneğin; kedinin kuyruğunu çekmeye çalışan bir çocuğa, “Kedinin kuyruğunu çekersen canı acır, çekmemeliyiz” yanıtını net bir şekilde veriyor olmak önemlidir. Burada sınır çok nettir, çocuk “eğer çekersem kedinin canı acır” kuralını öğrenme aşamasındadır. Sabırlı bir şekilde her yanlış davranışta kuralı tekrarlamak öğrenme sürecinde etkili olacaktır.

Peki ya kuralları reddediyorsa?

Çocuğunuz kuralları öğrenmekte güçlük çekiyor ya da kurala uymak istemiyorsa, onunla uzlaşabilmeniz her zaman mümkündür. Burada dikkat etmeniz gereken şey; çocuğunuzun ne düşündüğüdür. “Her park dönüşü dönmek istemediğini görüyorum. Ama dönme saatimiz geldi. Nasıl yapalım da sen park dönüşü üzülmeyesin?” sorusunu çocuğa yönelttiğimizde, kısa ve net cevaplar verecektir, parktan ayrılmak istemeyecektir. “Parktan dönmemiz gerektiğinde sana 10 dakika önceden haber vereceğim, böylelikle son kez hangisine binmek istediğine karar verebilirsin” dediğimiz zaman, çocuğa hangi oyuncakla son kez daha çok vakit geçirmek istediği seçeneğini sunarak ve birazdan döneceğimiz bilgisini önceden vereceğimiz için krizin şiddetini azaltmış oluruz. Her çocuğun öğrenme süreci farklı olduğundan, krizin bir seferde bitmeyeceğini, öğrenmenin zamanla olacağını bilmek ve bıkmadan onlarla uzlaşmak son derece gerekli ve önemlidir. Eğer çocuğunuz bunları yapmanıza rağmen, çok fazla ağlama krizi, inatlaşma, reddetme durumlarını yaşıyorsa, mutlaka bir uzmandan destek almalısınız.


Klinik Psikolog Berat Arifoğlu



48 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page